Konuşmama, Avrupa Birliği’nin mevcut bağımsızlık krizine dikkat çekerek başlamak istiyorum. Bugün Avrupa Birliği, bağımsız bir dış politika yürütme yetisini tamamen kaybetmiştir. Washington’ın kararlarıyla birebir örtüşen, ABD’nin jeopolitik hedeflerine hizmet eden bir dış politika izlemekteyiz. Bu bağımlı tutum, hem diğer ülkelerin egemenliğine yönelik saldırılara zemin hazırlamakta hem de Avrupa halkları için son derece korkunç ve sürdürülemez bir süreç yaratmaktadır.
Bizim açımızdan NATO’nun varlığı artık kabul edilemez. NATO, tarihsel ve güncel eylemleriyle suçlu bir organizasyondur ve varlığını sürdürmemelidir. Avrupa’nın ve tüm dünyanın, askeri bloklaşmalar yerine ortak bir güvenlik anlayışına ihtiyacı vardır. Tüm ülkelerin ulusal egemenliğine saygı duyan, tek kutuplu tahakkümü reddeden ve çok taraflılığı esas alan adil bir dünya düzenini inşa etmek zorundayız.
Bu hedef doğrultusunda son derece kararlı ve sıkı bir mücadele yürütmeliyiz. Avrupa Birliği’nin ABD ile sürekli hizalanan, Amerikan politikalarına koşulsuz boyun eğen bu tutumunu değiştirmesi için çaba göstermeliyiz. Avrupa halklarının gerçek egemenliğini, iradesini ve bağımsızlığını savunmak temel sorumluluğumuzdur.