Konuşmama beni buraya davet eden ve sesimizi duyurma fırsatı sunan organizasyona teşekkür ederek başlamak istiyorum. Ancak artık sadece kağıt üzerindeki metinlerin okunduğu, aksiyonun alınmadığı rahatlık alanlarımızdan çıkmak zorundayız. Küresel bir krizin içerisindeyiz. Siyasi atmosfer insanların fikirlerinin sabit kalmasına neden oldu; insanların kendilerini ifade etme bilincini geliştirmeli ve Netanyahu gibi, Trump gibi liderlerin dünyayı dikte eden tutumlarını reddetmeliyiz.
Bugün Uluslararası Nelson Mandela Günü. Yıllar önce Mandela’nın anısına bir araya gelerek adalet için çalışmalar yürütmeye ve bu mirası yaşatmaya söz verdik. Güney Afrika’da kadınlar, erkekler ve çocuklar istismara maruz kalırken bugün de benzer bir açgözlülük ve güç hırsıyla aynı durum yaşatılıyor. Batı’nın, Amerika’nın “süper güç” olduğu illüzyonuna ve onların filmlerle, okullarla yürüttüğü manipülasyonlara inanmayı bırakmalıyız. Kendi kimliğimizden, inancımızdan onur duymalı, “Artık yeter, insanların yaşamları değerlidir” diyebilmeliyiz.
Gazze ve Filistin meselesi beni derinden yaralıyor. Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in soykırım riskine/eylemlerine ilişkin 2024 yılında aldığı kararın üzerinden iki yıl geçti. Milyonlarca insan hayatını kaybetti ama bu kararın uygulanması için kim ne yaptı? Bölgede gerçeği aktarmaya çalışan gazeteciler korunmuyor, sosyal medyadaki dezenformasyonlar nedeniyle insanlar yanlış bilgilendiriliyor. İnsanların temel sezgileri ve vicdanı vardır; ırkımız, kökenimiz ne olursa olsun öncelikle insanlık için ayağa kalkmalıyız. Birleşmiş Milletler ve uluslararası kurumlar kararlar alıyor fakat suçlular ellerini kollarını sallayarak gezmeye devam ediyor; bu kurumlar görevlerini yapmıyor.
Kısa süre önce kardeşimi kaybettim; kendisi Filistin’de katledilen çocukların acısını görerek hayata gözlerini yumdu. Sizlerden ricam, hayatını kaybeden başkalarının çocuklarını kendi evlatlarınız gibi görüp hareket etmenizdir. Bizler burada sadece bir bildiri yayınlayıp dağılmayacağız; global bir dayanışma zinciri oluşturacağız. Kahrolsun Trump, kahrolsun Netanyahu! Özgür Filistin!