DÜNYA MEDENİYETLERİ GİRİŞİMİ ARAŞTIRMA MERKEZİ
GLOBAL CIVILIZATIONS INITIATIVE RESEARCH CENTER

Prof. Dr. Hüseyin Işıksal’dan çarpıcı KKTC analizi! “Tufan Erhürman hayatının golünü yedi!”

Prof. Dr. Hüseyin Işıksal’dan çarpıcı KKTC analizi! “Tufan Erhürman hayatının golünü yedi!”
Play Video

Ankara’da gerçekleşen NATO Zirvesi’nin sonuçları açıkça göstermektedir ki Rusya-Ukrayna savaşı devam edecek, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki İsrail müdahalelerine ABD desteği doğrudan sürecektir. ABD, kendi ekonomik ve stratejik çıkarları doğrultusunda NATO’yu ve müttefiklerini bir lokomotif gibi sürüklemekte; Avrupalı ortaklarına savunma harcamalarını artırma baskısı yapmaktadır. Bu kaynağın yaratılması ise Doğu Akdeniz’in kalbi olan Kıbrıs üzerindeki hesapları doğrudan etkilemektedir.

Gelişmeler, BM Temsilcisi María Ángela Holguín’in misyonunu aşan girişimlerinin arka planında KKTC Cumhubaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ın diplomasiden yoksun dört adımlı vizyonunun yattığını göstermektedir. Kapalı kapılar ardında yürütülen ve halktan gizlenen bu süreç, KKTC’nin varlığını ortadan kaldırma ve Türk askerini adadan çekme planına hizmet etmektedir. Erhürman’ın “siyasi eşitlik” olarak sunduğu 7 Rum’a karşılık 4 Türk bakan ve tek bir Türk bakanın olumlu oyunun yeterli sayılması modeli, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anlaşması’nın dahi gerisinde bir azınlık statüsüdür. Müzakerelerin başlangıç-bitiş tarihine bağlanması ise arkasına AB ve NATO desteğini alan Rum tarafı için hiçbir caydırıcılık taşımamaktadır.

En büyük diplomatik zaaf ise “geçmiş yakınlaşmaların aynen kabul edileceği” beyanıyla yaşanmıştır. Rum Lider Hristodulidis, Türk nüfuzunu kıracak “çapraz oy” ve “4 Rum vatandaşına karşılık 1 Türk vatandaşlığı” gibi Akıncı döneminin aleyhimize olan hususlarını masaya koyarak Kıbrıs Türk tarafına ağır bir diplomatik gol atmıştır. Hazırlanan plan; Maraş, Güzelyurt ve Mesarya gibi stratejik ve zengin bölgelerin hemen Rumlara devredilmesini, buna karşılık vadedilen direkt uçuşların ise tamamen Rum otoritesinin iznine bağlanmasını öngörmektedir. Garantörlüğün sonlandırılması, Türk askerinin çekilerek adanın bir NATO üssüne dönüştürülmesi hedeflenmektedir.

Rum tarafı, zamanın Türkiye’nin lehine işlediğinin; Türkiye’nin askeri, ekonomik ve jeopolitik gücünün her geçen gün arttığının farkındadır. Bu nedenle Türkiye bölgesel aktörlüğünü tamamen pekiştirmeden, AB havucu ve algı operasyonlarıyla Kıbrıs’ı tasfiye etmeye çalışmaktadırlar. 1571’den bu yana verilen 80 bin şehit ve ödenen ağır bedellerle elde edilen kazanımlarımızın sıfırlanmasına izin verilemez. Batı’nın her yaklaşımı bir ödün koparma fırsatı olarak görmesine karşı bilincimizi açık tutmalı ve milli davamıza sahip çıkmalıyız.

Son Yazılar

WhatsApp Image 2026-07-19 at 20.10.59
“Büyük Savaşı Önleyecek İttifak" Konferansı Sonuç Bildirgesi
UjAWLHGGSaI thumbnail
Claude Janvier: "ABD'nin NATO'dan çıkacağı açıklamaları tamamen yanlış çıktı!"
syb8KCg59eU thumbnail
Prof. Dr. Atakan Hatipoğlu: "Türkiye'de istikrarsızlaştırma operasyonu başlamıştır!"
-Q2RkpHXtss thumbnail
Kimura Mitsuhiro'dan ABD'ye "Japonya'daki üslerinizi geri çekin!" çağrısı!
P7RN_vP_EAU thumbnail
"Çin Birleşmiş Milletler Barış Gücü'ne asker göndermeye hazır!" | Stefano Vernole

Paylaş

Son Yazılar

WhatsApp Image 2026-07-19 at 20.10.59
“Büyük Savaşı Önleyecek İttifak" Konferansı Sonuç Bildirgesi
UjAWLHGGSaI thumbnail
Claude Janvier: "ABD'nin NATO'dan çıkacağı açıklamaları tamamen yanlış çıktı!"
syb8KCg59eU thumbnail
Prof. Dr. Atakan Hatipoğlu: "Türkiye'de istikrarsızlaştırma operasyonu başlamıştır!"
-Q2RkpHXtss thumbnail
Kimura Mitsuhiro'dan ABD'ye "Japonya'daki üslerinizi geri çekin!" çağrısı!
P7RN_vP_EAU thumbnail
"Çin Birleşmiş Milletler Barış Gücü'ne asker göndermeye hazır!" | Stefano Vernole

Paylaş